<?xml version="1.0"?>
<rss version="2.0"> 
  <channel>
<title>SOSYAL VE KÜLTÜREL YAPI - Göpsen TV</title>
<link>https://www.gopsentv.com/sosyal-ve-kulturel-yapi/</link>
<description></description>
<language>tr</language>
<copyright>https://www.gopsentv.com</copyright>
<image>
<title>https://www.gopsentv.com</title>
<url>
https://www.gopsentv.com/images/genel/1.png
</url>
<link>https://www.gopsentv.com</link>
<width>315</width>
<height>90</height>
</image><item>
<title>Nüfus ve Göç</title>
<description><![CDATA[<img src="https://www.gopsentv.com/images/haberler/nufus-ve-goc.jpg" width="250"><br><table border="0" cellpadding="0">
	<tbody>
		<tr>
			<td>
			<h2> Göpsen(yaylacik) ve göç </h2>

			<p><br />
			1960’ li yillardan sonra insanlarimiza özellikle empoze edilen<strong><em>‚ avrupa</em> </strong>fikri, fazla bir altenativi olmayan yöre insani için sanki bir umut, bir kurtuluş gibi algilandi.</p>

			<p>Türkiye’de yaşanilan olaylar bir yandan yöre insanini ekonomik yönden terpülerken bir yandan da bu insanlari  <strong><em>‚arabesk’ </em></strong>bir yaşamin içine bilinçli olarak sürükledi.</p>

			<p> </p>

			<p>Bir taraftan okul, yol, elektrik, telefon ve su işleri çözümlenmeye çalişilirken, öbür taraftan da bunlarin yalnizca göstermelik olduğu, aslinda bu yörede yaşayan insanlarin kendi yerleşik yurtlarindan koparilmasi gerektiğine karar verilmişcesine çalişmalar yapiliyordu.</p>

			<p> </p>

			<p>Bunlarin başinda tarim kredilerinin kaldirilmasi ya da azaltilmasi, gübre ve sulama yardimlarinin verilmemesi, çiftcinin horlanmasi ve aşağilanmasi gibi şeyleri sayacağimiz gibi, türkiye halklari üzerinde oynanan oyunlari da eklemek olasi.</p>

			<p> </p>

			<p>70’li yillarda bine yakin nüfusu bulunan <strong><em>‚göpsen’</em></strong> yani yaylacik, doğan geçim sikintilarindan dolayi paramparça olmak zorunda birakildi. Önce avrupa <strong><em>(almanya’dan danimarka’ya kadar hemen hemen her ülke)</em>, </strong>arkasinda afrika ve asya ülkeleri <strong><em>(libya, suudi arabistan, … vs.)</em></strong> O da yetmedi daha uzaklari gösterdiler. Bu kez rota avustralya’ya çevrilmişti. Avrupa’daki gurbetçilerden edindikleri tercübeleri göz önüne alarak <strong><em>‚gidenler geri gelmesin’</em></strong> diye özellikle çok uzaklar seçilmişti. Eğer buralar olmazsa belki amerika belki de kanada alternativler arasina alinarak bizim insanimiza hep uzaklar gösterildi. Birileri çikipta burasi sizinde vataniniz isterseniz sizde bu ülkenin nimmetlerinden yararlanabilirsiniz demedi, diyemedi.</p>

			<p> </p>

			<p>Insanlarimizi uzaklara göndermek, gelmemeleri için çaba harcamak tek başina yetmedi. Bu insanlarin, anadan, babadan, yardan, çocuklarindan ve sevdiklerinden uzakta binbir güçlükle dişinden ve tirnaklarindan artirarak biriktirip getirdikleri paralari, bir başka deyişle <strong><em>‚dövizleri’</em></strong> yatirima dönüştürmeden nasil ellerinden alinmasi gerektiğini de planlamiş olmalilar ki, bu paralar da hiç bir işe yaramadan çarçur edildi. Kimine dağ başinda tarla satin aldirdilar, kimine yolu olmayan tepelerde villa yaptirdilar, kimine suyu olmayan bahçesine kuyu kazdirdilar, bunlarin hiç birini yapmayanlara da <strong><em>‚dövizi türk parasina çevirme kampanyasi’ </em></strong>ile ellerindekilerinin işe yaramamasini sağladilar. … ve böylece bu insanlarin birikimleri de yatirima dönüşmeden ve hiç bir işe yaramadan bazilarinin istekleri doğrultusunda havaya gitmiş oldu.</p>

			<p> </p>

			<p>Insanlari köleleştirmeyi kendisine amaç edinen ziyniyet,  bunlarin hiçbirini yeterli görmüyordu. Ne yaptilarsa, gidenler geri geliyordu, öyle ya da böyle çevrelerine yardimci oluyorlardi, örnek işler yapiyorlardi ve bazilarin işlerine zarar veriyorlardi. Yeniden birşeyler yapilmaliydi ve değişik yöntemlerle <strong><em>‚göç’</em></strong> çekici hale getirilmeliydi. Nasil mi?</p>

			<p> </p>

			<p>Yaptiği okulla işe başaladilar, öğrenci az diye öğretmen vermediler, çocukarin okula giderek çağa ayak uydurmasini engellemek için ellerinden geleni yaptilar, yetmedi. Köylünün büyük çabalari ile oluşturulan ve yapimi tamamlanan sağlik ocaği’ na doktor ve hemşire vermeyerek insanlarimizin hastalandiklarinda yollarda sürünmelerini sevinçle izlediler. Bu da yetmedi tarimla uğraşmak isteyenleri caydirmak ondan ekmek parasi çikmayacağini adeta insanlarimizin beyinlerine kazidilar.</p>

			<p> </p>

			<p>Bu ve benzeri olaylardan etkilenen insanimiz başinin çaresine bakmak için  değişik yönelimlere girmek zorunda birakildi. Bu kez yurtdişi’na yöneliş yerine <strong><em>‚köyden şehire gideyim de neresi olursa olsun’</em></strong> düşüncesi ağir basti ve insanlarimiz arka arkaya binbir emekle oluşturdulari kurulu düzenlerini hiç acimadan terk etmek zorunda kalarak, ülkenin dört bir yanina dağildilar. Bu gidiş onlarin son gidişi oldu ve geri dönülmesi olnaksiz bir yola farkina bile varmadan girmiş oldular.</p>

			<p> </p>

			<p>Işte burada oturup kendimizi sorgulamamiz gerektiğine inaniyorum. Herkesin kendince bir <strong><em>‚özeleştiri’</em></strong> yapmasi gerekir. Özellikle daha önce yurtdişina gelen insanimiz bunu daha etkin bir şekilde yapmali diye düşünüyorum.</p>

			<p> </p>

			<p>Bu arada şu anda yaylacik’ta yaşayanlara da birkaç söz söylemek isterim: sevgili yaylaciklilar, o köyde yaşamanin bir onur olduğunu ve herkese kismet olmayacağinin bilincinde olmanizi ve yerleşmiş bazi ilke ve kurallara sahip çikmaniz gerektiğine inaniyorum.</p>

			<p> </p>

			<p>Hiçkimse bir başka kimseyi suçlamasin. Bunda en yaşlimizdan en gencimize kadar herkesin az ya da çok payi var. Kendisini yaylacikli sanan herkes bu konuda kafa yormali ve bu konu ve benzeri konularda eğri oturup doğru konuşarak görüş ve düşüncelerini bizimle paylaşmali, özeleştirisini yapamalidir diyorum.</p>

			<p> </p>

			<p>Bu yazi bunun için bir başlangiç olsun ve ben baştan olmak üzere herkesin şapkasini bir daha önüne alarak ve tarafsiz bir şekilde bir daha düşünmesini istiyorum.</p>

			<p> </p>

			<p>Dilerim bu yazi bizi kendimize getirir ve daha doğru şeyler yapmamiz için bir başlangiç noktasi olur.</p>

			<p> </p>

			<p>Saygilarimla!</p>

			<p> </p>

			<p>Ismail özşahin  / köln 19.03.200</p>
			</td>
		</tr>
	</tbody>
</table>
]]></description>
<link>https://www.gopsentv.com/nufus-ve-goc/1181/</link>
<pubDate>Tue, 14 Jan 2025 12:45:54 +0300</pubDate>
</item><item>
<title>Sülale İsimleri ve Anlamı</title>
<description><![CDATA[<img src="https://www.gopsentv.com/images/haberler/sulale-isimleri-ve-anlami.jpg" width="250"><br><p><strong>Sülale İsimleri </strong><strong>ve Anlamı </strong></p>

<p> </p>

<p>KÖYE ILK YERLEŞENLER:</p>

<p>Şahinler, Mehmetkahlar,Şavo’lar, Küsürler, Aşkarlar, Cılbaklar ve  Hançerler sonradan gelenlerden, (Hançerler’in yerlerinin Kadıderesi’nde olduğu bilinmektedir ).</p>

<p>Tülazlar’ın Maraş’tan geldiği ve Babalar’in ise Erzincan’dan geldikleri bilinmektedir. Babalar da köye çok geç gelenlerden.</p>

<p>Köye en son yerleşenler ise (Uzun) Hüseyin Erol ailesi.</p>

<p>Soyadı yasasından sonra bu sülaleler değişik SOYADLAR alarak bugüne değişik isimlerle gelmişlerdir.</p>

<p>Örneğin:</p>

<p>ŞAHINLER: Şahin, Özşahin, Kaçar, Şahbaz</p>

<p> </p>

<p>MEHMETKAHLAR; ZENEGİLER: Ercan, Erdoğan, Özerdoğan, Dişdoğan, Başdoğan, Karadoğan. Doğan</p>

<p> </p>

<p>ŞAVOLAR: Sarı</p>

<p> </p>

<p>NADARLAR: Toprakçı, Yücel, Kaya, Cevik, Özmen</p>

<p> </p>

<p>AŞKARLAR: Koç,  Kocak, Arat, Erat, Bicer, Ünal,  Kurşun</p>

<p> </p>

<p>HANÇERLER: Mercan, Özmercan, Sarımercan</p>

<p> </p>

<p>KIRIKLAR: Atay, Özsoy, Karaca</p>

<p> </p>

<p>ŞOREGİLLER; TÜLAZLAR: İçbudak, Dışbudak</p>
]]></description>
<link>https://www.gopsentv.com/sulale-isimleri-ve-anlami/1180/</link>
<pubDate>Tue, 14 Jan 2025 12:35:22 +0300</pubDate>
</item></channel>
</rss>